![]()
Hatta Moskova’da bombalı saldırıya uğrayan ve Ukrayna savaşının en önemli Rus komutanlarından biri olan Çayko’nun bizim için ne anlamı olabilir, nereden çıktı diye de sorabilirsiniz.
Okudukça anlayacaksınız. Çünkü karşımızda yalnızca bir suikast iddiası değil; Ukrayna’dan Suriye’ye, Libya’dan Orta Doğu’ya, hatta Kafkaslara uzanan çok katmanlı bir jeopolitik hikâye ve Türkiye’nin hafızasında derin iz bırakan çok acı bir olay var.
O yüzden Çayko yazılmayı hak ediyor.
Dediğim gibi, kamuoyu bu isme çok yabancı olabilir.
Ama Suriye dosyasını yakından takip edenler, hele ki Türkiye adına süreçte görev alan ve hiç konuşmayacak olan çölün askerleri ve istihbaratçıları, Aleksandr Yuryeviç Çayko’nun kim olduğunu ve bizim açımızdan ne ifade ettiğini çok iyi bilir.
Hadi başlayalım…
//
Aleksandr Yuryeviç Çayko
Hava Orgeneral
Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Başkomutanı
Öldü mü?
Yaralandı mı?
Yaşıyor mu?
//
1 Ağustos 2026 Cumartesi akşamı, saat 20.00 sularında Moskova’nın merkezindeki lüks İtalyan restoranı Balzi Rossi’de büyük bir patlama meydana geldi.
İddialara göre, bir kadın “hediye” olduğunu söylediği paketi restorana getirdi. Güvenlik görevlisi paketi kontrol etmek isterken bomba infilak etti.
İlk belirlemelere göre kadın, güvenlik görevlisi ve bir müşteri olay yerinde hayatını kaybetti. Daha sonra yaralılardan iki kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısı 5’e yükseldi. Patlamada 21 kişi de yaralandı.
Peki hedef kimdi?
Mevcut veriler, saldırının hedefinin Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Başkomutanı Orgeneral Aleksandr Çayko olduğunu güçlü biçimde düşündürüyor.
Çünkü o akşam restoranın Çayko’nun 55. yaş günü kutlaması için ailesi tarafından kapatıldığı anlaşılıyor. Salonda yer alan “Alexander 55” yazılı görüntüler de bunu destekliyor.
Rus ve Ukrayna medyasında saldırının doğrudan Çayko’yu hedef aldığı yönünde haberler yayımlandı. Bazı kaynaklar damadı Daniil Peredriy’nin öldüğünü, kızı Maria’nın ise ağır yaralandığını ileri sürdü.
Ancak Çayko’nun saldırı sırasında restoranda bulunup bulunmadığı, yaralanıp yaralanmadığı ya da hayatını kaybedip kaybetmediği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Doğrulanmamış bazı sosyal medya paylaşımları ise hedefin Çayko olduğunu ancak saldırıdan zarar görmediğini iddia ediyor.
Bugün itibarıyla bunların hiçbiri teyit edilmiş değil.
//
Peki saldırının arkasında kim var?
Resmi olarak bunu söyleyebilecek durumda değiliz.
Ancak doğal olarak şüpheler Ukrayna istihbaratına yöneliyor.
Bunun nedeni de açık.
Çayko, Rusya’nın Ukrayna savaşındaki en kritik askerî isimlerinden biri.
Rusya’nın stratejik hava harekâtlarını yöneten komutan.
Ayrıca savaşın ilk döneminde Kiev taarruzunu yöneten üst komutanlardan biri ve Buça’da yaşananlar nedeniyle adı uluslararası tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Avrupa Birliği yaptırım listesinde bulunan üst düzey Rus komutanlardan biri.
Ukrayna ve Batılı kaynaklar, Çayko’nun Buça’da sivillere yönelik suçlardan sorumlu birliklerin komuta zincirinde yer aldığını öne sürüyor. Rusya ise bu suçlamaların tamamını reddediyor.
Kiev’den saldırıyla ilgili herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.
Rus tarafı ise olayı, Roma’daki Büyükelçiliği üzerinden, “Ukrayna terörünün yayılması” olarak nitelendirdi.
//
Peki Çayko’yu var eden ve bu kadar önemli kılan sadece Ukrayna savaşındaki rolü mü?
Bence hayır.
Çayko ismini asıl oluşturan saha Ukrayna değil…
Suriye.
Çayko, Rusya’nın Suriye’deki askerî varlığının en kritik dönemlerinin hemen hepsinde karşımıza çıkan isimlerden biri.
* 2015: Rusya’nın Suriye’ye doğrudan müdahalesi başladığında ülkedeki Rus kuvvet grubunun ilk kurmay başkanı olarak görev yaptı.
* Eylül 2019-Kasım 2020 arasında Rus Kuvvetler Grubu Komutanı olarak özellikle İdlib operasyonlarını yönetti.
* Şubat-Haziran 2021 döneminde yeniden aynı göreve getirildi.
* 2022 sonunda Ukrayna’daki görevinden ayrıldıktan sonra tekrar Suriye’ye gönderildi.
* Kasım 2024’te ise muhaliflerin ilerleyişi sırasında bir kez daha Rus askerî grubunun başına geçirildi.
Özellikle 2019-2020 döneminde İdlib’de yürütülen yoğun hava harekâtları nedeniyle adı uluslararası insan hakları raporlarında sıkça geçti.
Örneğin Human Rights Watch, Çayko’nun komuta ettiği dönemde hastaneler, okullar ve sivil yerleşimlerin hedef alındığını, bunun uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşıyabileceğini değerlendirdi.
Rusya ise bu iddiaları reddederek yalnızca silahlı grupların hedef alındığını savundu.
Sahayı bilenler açısından tablo nettir.
Esad rejiminin yeniden ayakta tutulmasını sağlayan Rus askerî sisteminin kurulmasında Çayko’nun doğrudan payı vardı.
Dolayısıyla Çayko sadece bir komutan değil…
Suriye savaşının karar verici, operasyonel ve sembol isimlerinden biridir.
//
Kısaca sahadaki herkes, Esad rejimi kabiliyetlerinin ve ölümcül Rus saldırılarının arkasında ya doğrudan Çayko’nun ya da kurduğu sistemin olduğunu bilir.
Peki bu saldırıyla Suriye arasında bir bağ olabilir mi?
Bunu bugün için bilmiyoruz.
Ama sorabiliriz.
Çünkü Çayko, özellikle bugün Suriye yönetiminde etkili olan HTŞ başta olmak üzere birçok muhalif grup açısından unutulabilecek bir isim değildir.
Suriye’de çok can yakmıştır.
Dilerseniz burada birkaç bağ daha kuralım.
Esad’ın devrildiği Halep ve Şam harekâtlarından hemen önce Rus yetkililer, İdlib’de Ukraynalı subayların faaliyet gösterdiğini ileri sürmüşlerdi. Savaş sırasında da HTŞ güçlerine büyük katkı sağlayan drone kabiliyetinin (Şahin Tugayları) arkasında Ukrayna’nın olduğu sıkça dile getirilmişti.
Sadece bu bağlam bile ittifak eksenlerinin o günlerden itibaren nasıl şekillendiğini anlatmak için önemli bir referans.
Ukrayna savaşında Batı Ukrayna’nın yanında yer alırken, Rusya’nın en önemli ortaklarından biri İran oldu.
Hamas’ın 7 Ekim saldırısının arkasında İran var.
8 Ekim’de ise Netanyahu’nun Rusya’ya yönelik okuduğu dikkat çekici bir intikam şiiri var.
7 Ekim sonrasında Orta Doğu’daki savaşlar yeni bir evreye girdi.
İsrail, Suriye’de İran’a, Hizbullah’a, Şii milislere ve Esad rejiminin kalan askerî altyapısına yönelik yoğun hava operasyonları yürüttü. Yani ortamın oluşmasında İsrail’in rolü büyük.
Esad’ın düştüğü Halep ve Şam savaşlarında sadece Ukrayna’nın değil, El Tanef’teki ABD Özel Kuvvetlerinin ve ABD destekli Suriye muhalefetinin rolünü bilen biliyor. Doğal olarak bu denklemde ABD’nin yeri de ayrı bir başlık. Trump yeni dönem söylemlerinde de bunu görmek mümkün.
Ukrayna ise artık Rusya’ya karşı geliştirdiği drone ve özel harekât tecrübelerini başka sahalara taşımaya başladı.
Yakın dönemde Hazar Denizi üzerinden işleyen Rusya-İran askerî lojistik ağı da Ukrayna’nın hedefleri arasına girdi.
İran’ın da Ukrayna’ya yönelik planladığı bazı misillemeleri, yaşanan diplomatik temasların ardından ‘şimdilik’ ertelemiş göründüğü konuşuluyor.
Bütün bunlar, savaşların artık birbirinden bağımsız cepheler olmadığını göstermesi bakımından önemli.
Bugün artık savaşlar tek cephede yürümüyor.
Cepheler birbirine temas ediyor.
İttifaklar da…
Hesaplaşmalar da…
İşte Çayko tam bu çok katmanlı çatışma alanlarının kesişim noktasında duran sembolik isimlerden biri.
Eğer saldırının arkasında gerçekten Ukrayna varsa ve hedef seçimi yalnızca Ukrayna cephesindeki rolüyle değil, Suriye’deki geçmişiyle de bağlantılıysa, ortaya son derece dikkat çekici bir jeopolitik tablo çıkıyor.
Çünkü Çayko sadece Ukrayna’yı temsil etmiyor.
Aynı zamanda Suriye dosyasını da temsil ediyor.
//
Bizim açımızdan ise Çayko’nun anlamı çok daha farklı.
27 Şubat 2020’de İdlib’in Balyun bölgesinde 34 askerimizin şehit olduğu saldırı sırasında Aleksandr Çayko, Suriye’deki Rus Kuvvetler Grubu Komutanıydı.
Dolayısıyla o gün sahadaki en üst düzey Rus askerî yetkilisiydi.
Burada önemli bir ayrımı özellikle yapmak gerekir.
Bugüne kadar kamuoyuna açık doğrulanmış bilgiler, saldırı emrinin doğrudan Çayko tarafından verildiğini ortaya koymuyor.
Türkiye saldırıdan Suriye rejimini sorumlu tuttu.
Çeşitli bağımsız analizler Rus hava unsurlarının operasyona katılmış olabileceğini değerlendirdi.
Rusya ise saldırının kendi uçakları tarafından yapılmadığını, Türk birliklerinin konumunun kendilerine bildirilmediğini savundu.
Dolayısıyla doğrudan emir verdiğini söylemek mümkün değil.
Ancak komuta sorumluluğu açısından gerçek değişmiyor.
34 askerimizin şehit olduğu gün, Suriye’deki Rus askerî gücünün komutanı Aleksandr Çayko’ydu.
Esad rejiminin askerî karar mekanizmasının en kritik düğüm noktalarından biri de oydu.
Ardından Türkiye, Bahar Kalkanı Harekâtı’nı başlattı.
Operasyon ağırlıklı olarak rejim hedeflerine yöneldi ve sahadaki dengeleri ciddi şekilde değiştirdi.
Ama Çayko’nun adı Türkiye açısından hiçbir zaman hafızalardan silinmedi.
Sadece Balyun nedeniyle değil…
Görev yaptığı her dönemde Suriye sahasında Türkiye’nin karşısına çıkan Rus askerî mimarisinin en önemli isimlerinden biri olduğu için.
Peki Çayko’nun etkisi sadece Suriye ile mi sınırlıydı?
Bence değildi.
Çayko o dönemde Rusya’nın Türkiye ile en yoğun askerî temas kurduğu isimlerden biriydi.
O dönemde Türkiye ile Rusya hem;
* İdlib ve YPG/PKK başta olmak üzere Suriye’de karşı karşıya geliyor,
* Libya’da rakip kampları destekliyor,
* Karabağ’da ise farklı tarafları destekleyen iki bölgesel güç olarak diplomatik pazarlık yürütüyordu.
Dolayısıyla Çayko, Rusya-Türkiye askerî rekabetinin en önemli aktörlerinden biriydi. Suriye sahasında görev yaparken, Libya ve Karabağ dosyalarının şekillendiği dönemde de Ankara-Moskova askerî diplomasisinin önemli muhataplarından biri oldu.
İlginç olan ise kariyerinin sonraki seyri.
Çayko daha sonra Ukrayna’da kuvvet komutanlığı yaptı, yeniden Suriye’ye döndü ve nihayet Rus Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanlığına yükseldi.
Yani kariyeri boyunca Kremlin’in en kritik askerî dosyalarında görev aldı.
//
Suriye’de köprünün altından gerçekten çok sular aktı.
Rejim değişti.
Cepheler değişti.
İttifaklar değişti.
Ama bazı isimler vardır; yalnızca bir komutanı değil, bir dönemi temsil eder.
Aleksandr Çayko da onlardan biri.
Kesin hüküm vermek için henüz erken.
Ama Çayko’nun isminin geçtiği hiçbir dosya, yalnızca tek bir cepheye bakılarak okunabilecek kadar dar değildir.
Çünkü Çayko sadece bir Rus generali değildir. Son on beş yılda Rusya’nın Suriye’den Ukrayna’ya uzanan askerî jeopolitiğinin hafızaya kazınmış sembol isimlerinden biridir.
//
Bu da bizim saha okuma farkımız olsun.
Saygılarımla.
Abdullah Ağar
4 Ağustos 2026
Subyekt.az